Ana içeriğe atla

Ne Yapmalı?

   Ne yapmalı? Ne yapmalı? Ne yapmalı? Tik. Tak. Tik. Tak. Tik. Tak. Zaman geçiyor hızlıca. Zaman, geçiyor. Ama sen geçmiyorsun aklımdan muhterem yanıt. Belki de bir anlığına uğruyorsun, sonra gidiyorsun yeniden. Ne yapsam yetmiyor, ne sansam sen değilsin. Boş anıma geliyorsun, fark etmiyorum süzülüşünü. Ne büyük kayıp... Oysa bir an, sadece küçücük bir an farkına varsam senin, belki diğer her şey önemini kaybedecek. Belki her şeyden önemli bir eylemi gerçekleştirmeye adım atacağım.

   Ne yapmalı? Bu soruyu sorma cesaretini gösteren biçare! Cevabını bilsen, hemen şimdi sana tüm resmiyeti ile saman kağıdından, mühürlü bir zarfta uzatsalar, yapmaya gücün var mı? Gücün, var mı? Bazen bilmenin, inanmanın cesareti tüm güçsüzlüğü yok eder. Güce sahip olmanın gerekliliği kalmaz çünkü zaten hiçbir zaman 'sahip' olamayacağını fark edersin, kabul edersin. Geçici bir süre seninle kalırlar sadece. Bu seni büyük bir açgözlülüğün yükünden kurtarır, hırslarından, öfkelerinden, beklentilerinden. Hatta sen olma yalnızlığından. Düşünürken bencil ya da sen'cil düşünme yükü omuzlarından kalkar. Tabi burada püf nokta, bilginin ve inancının yıkılmaması gerekliliği. Herhangi silinmeyen yahut iyileştirilemeyen bir şüphe bilgisizliğini ve inançsızlığını ortaya çıkarırsa, işte o zaman umudunu da kaybedersin. Bana kalırsa bu, bilgisizlikten de korkunç bir durumdur.

   Tik tak. Geçiyor zaman. Geçmesin istiyorum. Tutayım yelkovanın ucundan, saat ne yapacağını şaşırsın, donsun kalsın istiyorum. Bir cevap bulana kadar en azından. Dursun ki sayayım, kaç ölüm var. Kaç çocuğun daha bedeninin üzerinden geçti gitti zaman? Evet, ölüm. O hepimizin duymaya korktuğu kelime. Bugün ben de duymaya korkuyorum; bugün yine nefret yüzünden, açgözlülükler yüzünden, açlık yüzünden insanlar öldü diyorlar. Korkuyorum. Ülkemde, dünyamda toprak bile yetmediği için üst üste gömülen insanlar olduğunu duymaya korkuyorum. Elimden bir şey gelmemesi çaresizliğinden utanıyorum. Ben, milyonlarca canım olsun istiyorum. Her bir çocuğun yerine bir tanesini verebileyim diye. Çok ölüm gördüm oysa bu yaşıma kadar. Ölümün beyazlığını, ölmek üzere olanın uzaklığını, ölünün ulaşılamazlığını yaşadım ama bir çocuğun cansız bedeni karşısında ne yapacağımı bilmiyorum. Bir şeyler hissetmek istiyorum, bir teselli cümlesi bulmak annelerin gözyaşlarına karışanlardan. Unutup devam edebilenlere bakıyorum her zamanki gibi, normal olan bu mu diyorum, normalleştirilmesi mi gerek? Bazen bir anne olmak istiyorum, çocuk annenin bile ne olduğunu bilmeden gitmeseydi diye. Çocuklar kimsesiz kalmasın diye. Milyonlarca yöne aynı anda koşabileyim istiyorum, bir kez bile şefkati tatmadığı halde gözlerini son kez kapatırken hala gülümseyebilen çocukların saçlarını okşayabilmek için! Utanabilmek için üzüldüğüm, acıdığım her bir şey için. Kaybettiğimi sandığım her bir şey için hiçbir zaman sahip olmadığım halde. Tüm gözyaşlarımı çocuklara ayırabilmek için ve masumlara ve doğadaki her bir canlıya kötülük duygusundan uzak olan. Ölümden de acı şeyler duyuyorum ben bugünlerde. Ölümü tercih edecek insanlar görüyorum. Çocukluğunu tozlu raflara saklamak zorunda kalan çocuklar görüyorum. Ben, zaman geçmesin istiyorum. En azından cevabını bulana kadar. Kendimi altından çekip çıkarabilmek, kurtarabilmek için bir çocuk ölüsünün. Ne oturduğum yerden bunları söylemek ya da konuşmak rahatlatıyor içimi, ne birkaç kağıt ya da metal paranın eksilişinin hafifliği. Ne yapmalı diyorum, ne yapmalı? Ne yapılabilir? Onlar ölürken bile gülümsüyor belki ama biz geride kalanlar, o gülümseyişin bedelini ne ile ödeyeceğiz? Çocuklar ölmesin diye, doğa ve canlılar, insanlar ölmesin diye ne yapabiliriz? Ne yapabilirim? Bir çocuğun daha soğuk bedenine hıçkırarak sarılmaktan başka, ne yapabilirim?

   Bu sefer şarkı yok, ne de resim. Hiçbir yazı, fotoğraf, resim ya da şarkı bir çocuğun ölümünü anlatmaya ve anlamaya yetmiyor. Cevabı bulmak için denediğim hiçbir yol ya da teselli yetmiyor. Biliyorum iyi ya da kötü, bunca zaman sonra devam edeceğim bir şekilde. Niyetim ne dramatize etmek, ne de yargılamak kimseyi. Sadece solmuş bir çiçek tebessümü karşısında ben, ne yapacağımı bilmiyorum şimdi.

Yorumlar

  1. İnancımız var ki; şükürler olsun ümut edebiliyoruz. En zor şartlarda da bir çıkış yolu bulabiliyoruz. Yazınız deneme türünde güzel bir yazı olmuş. Sanki konuyu biraz daha açmak gerekirmiş. Yazmaya devam..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Anlık yazılmış ve kontrolden geçirilmemiş bir yazı olduğu için belki, belki benim acemiliğimden; tam anlamıyla edebi bir yazı olmadı, anlatmak istediklerini anlatamayıp, sormak istediklerini soramadı. Eleştiriniz için teşekkür ederim.

      Sil
  2. hımmmm çok derin ve çarpıcı bir yazıyla döndün :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sadece cevabını bilmediğim bir soru deep :)

      Sil
  3. Mihver ve Mahreki'ye takık bir yazı daha geldi. Bugün blog denizi verdi rızkımızı :) Sorunun cevabını bilmiyorum sadece karnım aç.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bazen yutkunamadıklarımız da doyuruyor insanı :) Başka kim takmıştı, neden rastlamadım?

      Sil
  4. Son cümle vurmuş tam onikiden.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim ama cevapsızken bir anlamı yok.

      Sil
  5. Zaman akıp gidiyor dur demek olmaz. Zamana karşı koymak acı verir. Andan keyif almak ucuzluk. Geleceğe hayaller bırakmak hüzün. Ne yapılmalı belirsiz.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Cevapsızlık da acı ama elbet biliyorum zamanın karşısında da durulamayacağını. Bir şey yapmadan devam etmek istemedim sadece. Teşekkürler...

      Sil
  6. Derin ve bir okadar anlamlı bir yazı olmuş.
    Baya düşünmeme neden oldu...
    Hayat herşeye rağmen devam ediyor malesef..
    Yüreğine sağlık canım.
    Sevgiler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim güzel cümleler için. Zaman beklemiyor, evet. Güzel şeyler düşünmek, güzel şeyler yapmak gerek. Sevgiler

      Sil
  7. Zamanı tutmak ve ona yetişmek zor..
    gelen zaman ise içinde hep yitikleri taşıyor ne yazık ki..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Zamanın telafisi yok çünkü. Sadece şimdi var bir şeyler yapmak için...

      Sil
  8. Kaç çocuğun daha bedeninin üzerinden geçti gitti zaman?
    ----------------------------------------------------------------------
    Milyonlarca yöne aynı anda koşabileyim istiyorum.
    --------------------------------------------------------------
    Bir çocuğun daha soğuk bedenine hıçkırarak sarılmaktan başka, ne yapabilirim?
    -------------------------------------------------------------------------------------------------
    Sadece solmuş bir çiçek tebessümü karşısında ben, ne yapacağımı bilmiyorum şimdi.
    ------------------------------------------------------------------------------------------------------
    Ne yapmalı bilmiyorum.. Ama en azından sen, paylaşımınla yüreklerimize dokunarak bize bir şeyleri hatırlattın. Handan Hanım'a katılıyorum, son cümle benim de içimi titretti diyebilirim. Kalemine ve yüreğine sağlık..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Eğer bir şeyler hissettirebildiysem, hatırlatabildiysem ne mutlu bana. Güzel sözlerin için teşekkür ederim. Ama asıl olanları anlamaya, anlatmaya öyle yetersiz kalır ki bu yazı... Umarım değişir bir şeyler, sevgiler...

      Sil
  9. Hepimiz zaman zaman hayatı sorguluyor ve üzücü olaylar yaşıyoruz.Daha sonra silkelenip hayata kaldığı yerden devam etmek gerek diye düşünüyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Devam etmekten başka seçeneğimiz var mı ki? Sadece bir şey yapmadan,çözüm bulmadan geçip gitmek istemedim. Değerli yorumunuz için teşekkür ederim.

      Sil
  10. heey baksana, son dizi yazımda, zeynebe yazdım filmler, dizi olmaz dedin ya istersen sana benzer kuzey filmleri yani, onlara bak olmazsa başkalarını da sölerim yanii :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim deep, göz atacağım onlara da, çok düşüncelisiin :)

      Sil
  11. Cocuklara dokunmasa kötülükler 😪

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çocukları tüm kötülüklerden uzak, masal gibi sevgi dolu bir dünyada yaşatabilsek ve içlerine hiç kötülük işlemese ne güzel olurdu...

      Sil
  12. Bu sefer resim yok şarkı yok demen gibi bazen ne demek istediğini hissetsek, anlasak bile cevap verecek kelime yok,söz yok işte bu da tam öyle...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sadece sorular kalıyor bazen her şeyden geriye, işte öyle.

      Sil
  13. Zaman O görevini yapar bazen hoyrat bazen sevgi dolu bazende hüzün barındırır.. Devam devam diye iteler durur... İnsanı Hepimizin soluklanacağı bir ara olucak diye düşünüyorum... Paylaşımınız için teşekkürler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Zaman savaşılması mümkün olmayan tek rakip, kabullenmek ve devam etmekse lanetimiz gibi. Umarım olur. Teşekkürler...

      Sil
  14. O zaman bu şarkıyı sana gönderiyorum hatta klibide çok güzel
    "balti-ya lili feat."

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Değerli bir şeyi anlatıyor, teşekkürler...

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Ben Kimim?

Ben aşka inanmıyorum Bay O. Aşkın da bana inandığını hiç sanmıyorum. Bu durumda birbirimize inanmadığımız ve birbirimizi düşlemediğimiz takdirde birbirimizin hayatından çıkmamız mümkün mü?
  Öyle inanmaz gözlerle bakma bana Bay O. Aşk şiirleri, aşk mektupları yazıyorsam; aşk şarkıları dinliyorsam da bu aksine hiçbir kanıt oluşturamaz. Yıllarca hepimiz destanlar, kitaplar, efsaneler okuyarak geldik bugünlere. Bu hepimizin aşka inanmasını gerektirir mi bir kere? Mesela, açlıktan kemikleri sayılan ve son bir yiyecek parçası aramakta bulunan bir adama aşkı sorsak, inanıyorum der mi? Ama eminim o da duymuştur bütün bu duyduğum büyük aşk hikayelerini. Onun kadar ciddi bir arayış içerisinde olamamak ve maddeye ihtiyaç duymamak mı gözümde bütün maddiyatı anlamsız, yetersiz kılan? Belki sahip olduğumuz -sadece olduğumuzu sandığımız- şeyler ayağımıza dolanmış bizi okyanusun dibine çeken diğer ucuna kayalar bağlı iplerdir, en çok sahip ya da ait olduğumuzu düşündüğümüzde yanılıyoruzdur. Bu ya…

Mazi

Bugünlerde her şey zor sevgilim Gökte arıyorum, bulunmuyor yerde Ben ne kadar toplasam tam etmiyorum Sen eksik çıkıyorsun her seferinde Yıldızlar, kayıyor, tutamıyorum Fırtınaların korkutur mu sandın? Saatler okunmasa, aynalar görünmese Sokaklar çıkmaz olsa bize, hem, kime ne Aşk ısıtmıyor avuçları, havalar yine..  Yorgunum bu bahar, beni bekleme
Dalgalar ölümüne sessiz, Anılar inadına kayıp Gerçekten bir gün aradın mı Her şeyi kenara bırakıp?
Zaman ve yansımalar kadar en az Terazim bozuk, telafisiz zararım Yüce dağlar karlı, çakır ayaz Bu gece çiçeksiz bir mezarım
Anımsamak altı aydan başlıyor İnsan ulaşamadığını neden taşlıyor Kimin acısı bu, kimi ilgilendirir Her nefret, bir gün sahibine dönecektir Kolay ölümdü, beklediğimden de adi Uzun zaman oldu, o defter tükendi,  Karanlığın soğuk alevleri sönecektir

Ve korkuyorum sormaya, kim bilir Böyle pervasız bir devirde sevgilim Seninle göz göze gelmenin, bedeli nedir?
Bıraktım bütün adları sevgilim, Bıraktım ne varsa tuttuğum, kim varsa Belki s…