Ana içeriğe atla

Yayınlar

Sirius

Notaların Anlattıkları   Uzun zamandır konuşmama kararı almıştı bu konuda. Sessizlik yemini etmiş gibi bir tür. Kitabın son sayfasına gelene değin; bekledi, bekledi, bekledi. Bazı yapraklar bir günde bitti, bazıları birkaç haftada. Bazıları gülümseme ile geçti, bazıları gözyaşlarından görünmez hal alarak. Kitabı bir kenara bırakıp sayfaları acılarından sakınmakla geçti bazı zamanlar. Bazıları aylar sürdü, yıllar. Ama geçti işte, kaçınılmazdı yıllardır izlenen en sevilen dizinin son bölümünü bir gün izlemek gibi. Son cümleyi de okudu, "Biz seninle bir daha hiç görüşmeyelim Altın Yıldız, bu son olsun." diyordu paragrafın bitiminde siyah melek gözlerine bakarak karşısındaki yıldızın. Yıldız ise ne bir cevap veriyordu, ne de kitap bir cevap vermesine izin veriyordu. Diğer yarısı boştu sayfanın. Başka bir zamanda okumuş olsaydı çok saçma bulabilirdi bu sonu. Bir türlü sevemezdi eskiden yarım kalan hikayeleri. Bir şeyler söyletmek isterdi karakterlere, belirsizliğin süpürmesine izi…
Son yayınlar

Çember

Melodilerin Fısıldadıkları
Uzaklar bakmakla kısalmıyor, yollar izlemekle aşılmıyordu. Bir eksik vardı, yavaşlamak farklıydı durmaktan. Durmak değildi gereken ve mümkün değildi durmak, ne kadar da istesen. Havada farklı bir koku vardı o gece, farklı bir doku. Klişe olan fakat en hoş klişelerden olan, o dünyaya ait değilmiş hissi veren birtakım şeyler.
  Avuçlarını birleştirdi, istediği yardım değildi. Fakat çok iyi biliyordu ki güç, bilgi olmadan tek başına işe yaramazdı. Kullanılmayan potansiyel, çiçekler açamazdı. Yolu gösterecek bir şeyler arıyordu, ortada bir yol olup olmadığına bile artık emin olamazken. Saçlarını kulağının arkasına doğru iterken yapmakta olduğu hareketin saçma olup olmadığını sorguladı bir anlığına. Sonra farkına vardı ki, saçma olmasının bir önemi yoktu. Asıl nokta, içinden geldiği gibi yapıyor olmasıydı. Bunun bir dua, bir meditasyon ya da bir "eylem" olmasına gerek yoktu. Tek bir düşünce ya da duygunun  bile varlığını duyumsamıyordu, sadece bir şeyle…

Gizli Yol

Notaların Anlattıkları
"Bir gün uyandığında eskisi gibi olmayacak hiçbir şey. Mavi gölgeli mercekler ardından bakıyor olmayacaksın. Bir gün uyandığında, gerçekten uyanacaksın. Korkma, eskisi gibi olması da gerekmiyor hiçbir şeyin. Bazen her şey çok zor gelebilir, bazen yaşamak bile ve yaşayacaksın. Suçlanacak kimse bulamayacaksın, suçlayacak hiçbir şey bulamayacaksın; o gün suçlu da aramayacaksın. Sadece devam et, bir gün anlayacaksın. Yaşamın değerini, zamanın anlamını deneyimleyip doya doya nefes alacaksın. Beklentilerinin yitip gitmesine izin vereceksin ancak umuda tutunacaksın. Her şey güzel olacak, diyenlere aldanmayıp her şey güzel olmasa da dik duracaksın, ne olursa olsun iyi olacaksın. Yaşamını tek başına, kendin ileyken değerli kılacak şeyler bulacaksın ve muhtemelen bunlar hayatta asıl değer verdiğin şeyler olacak zaten. Nadir de olsa hep güzel şeyler olacak. Sahip olmaya çalışmadan, değerini bilerek, geçip gitmesine izin vererek yaşayacaksın. Serbest bıraktıkça, yerini…

Sarmal

Notaların anlattıkları   Kréousa, bakışlarında boyutlar yokmuşçasına uzaklara dalmıştı. Saatlerdir konuşuyoruz, dedi İo. Kréousa "Özlemiştim senin ile konuşmayı, daha sık yapalım bunu." dedi. İo gülümsedi. Ben de, dedi. "Ben de özlemiştim seni."

  Bir süre sessizce gözleri ile mesafeleri delerek bir belirsizlik yığınına erişmeye çalıştılar. Her nasılsa o yığın uzanabileceklerinden çok daha ötedeydi. Güneş doğmak üzereydi. Günün ilk ışıkları kendini sevdirmeye çalışan nazlı bir bebek gibi minik oyunlar oynamaktaydı. İkisinin aklında da aynı soru vardı. Dİle getirmeseler de bunun farkındalardı, bir cevap veremediklerinin de. Yine deKréousa -belki sessizliği bozmak adına- ürkekçe fısıldadı: "Peki şimdi ne yapacağız?". İo bir süre düşündü, sanki yeterince odaklanırsa cevabı bulabilecek gibi o karma yığının arasında. Berrak bir netliğe ulaşan her şeyin aksine, bunun üzerine düşünmek sadece bulanık ve içerisine taş fırlatılmış bir gölün dibini görmeye çalışmak gi…

Son Bakış

Rüyanın melodisi
 Bu yazıyı İngilizce yazma isteğimi bastırarak ve küçük bir referans paylaşarak başlayacağım. "Bad things happen to everyone, including you but good things come to those who wait. Don't take it personal."

  Gördüğüm bir rüya, içimdeki şüpheleri sildi ve bazı şeyleri daha net görmemi sağladı. İçimdeki benim için gerekli olmayan ancak bastıramadığım bazı isteklerin de nehirde yıkanıp gittiğini hissediyorum. Sayılara ve bana gösterdiklerine minnettarım. İhtiyacım olan motivasyonu bana sağlayabilen şeylerden birinin birkaç dakikalık bir rüya olması mucize gibi. Hayat güzel. Akışa izin vermek en iyisi. Bazı şeyleri sadece zorlamamak. Nedenler aramak ya da sorgulamak yerine an'da kalmak. Umutlu beklentisizlik ve kişiselleştirilmeyen sonsuz sevgi ile yaşayınca acıyacak ya da acıtacak bir şey olmuyor.

  Bir savaşçı olduğumu söyleyip duruyordu herkes, belki ben de. Oysa benim savaştığım tek şey savaşın kendisi. Ben hiçbir zaman bir savaşçı olmadım, çünkü sava…

Işık oyunları

Notaların anlattığı
 Hiç kimse dinlemiyorken konuşmak daha kolay bazı şeyleri. Buradaki varlığımı hatırlatma gereği duymuyorum bu yüzden, şimdilik. Bir süre kendin ile kalmak daha iyi gelebilir bu süreçte. Bazen her şey çok kolay, bazen zorlaştırıyorsun kendine. Basit şeylere olduklarından daha fazla anlamlar yüklemeye çalışıyorsun. Bir nevi olduklarından farklı bir şey yüklemek gibi. Bazen gerçekten görsen de insanları, onların algıları açık olmuyor kendilerinde senin gördüklerini görebilmeye. Sorumluluk yüklerinden arınıp şu süreci atlatabilirsen, kendini daha çok doğa ile buluşturup biraz ara vermelisin her şeye. Negatif etkiler ve olumsuz koşullar ile sarılı bir yaşantıda kopmamak pek kolay olmuyor farkındalık düzeyinden. Hiçbir şey bahane değil, aradığın her şey içinde. Eğer anlayabilirsen bunu, her şeyin seninle savaşmadığını, hayatın bir savaş olmadığını, akışın seni yoluna hatta gitmek istediğin yere götürdüğünü görebilirsin. Ne istediğine karar vermelisin, ne istediğine dikka…

Üçgenler

Dinle. Geceden sessiz şarkılar yükselmekte Şimdi ne geçmiş var ne de gelecek Her şey net hiç olmadığı kadar Ve ışıklar şüphesiz parlak Sükunet. Belki de silmeli her şeyi Serin dalgalar Acı. Büyütüyor şimdi seni Büyüdükçe içinde Seni en iyi Sen anlar Akış. Direnirsen Yıpranırsın sadece Geç kalırsın Geç kalırlar Kabul. Yalnız değilsin Kurban değilsin Tek sen sen değilsin Anladıkça yükseleceksin. Algı. Yoran korkular Beklentiler acıtan Zehirli sarmaşıklar gibi  Sımsıkı sarıp boğan Bulutlar siyah Umutlar değil Duvar. Tek engel sensin Tek düşman sensin Ve sen de geçeceksin Engel olamaz hiçbir şey Kendi kulaklarına ulaşınca sesin Yalnızlık. Yalnız değilsin, Olduğunu sanan sensin. Kendini yalnızlığa terk eden, Karanlıkta çaresiz bırakan sensin Kulağını yankılarına kapadığın Israrla kıyıya vuran o çırpınışlar İşte o ılık çağrı, senin sesin Seni kanlar içinde bırakan, Bıçağı tutan senin ellerin. Seçim senin, Sen de seçiminsin. Kapasite. Her şey içinde Sen de içindesin her şeyin. Kendine yeterl…

Bu blogdaki popüler yayınlar

Ben Kimim?

Ben aşka inanmıyorum Bay O. Aşkın da bana inandığını hiç sanmıyorum. Bu durumda birbirimize inanmadığımız ve birbirimizi düşlemediğimiz takdirde birbirimizin hayatından çıkmamız mümkün mü?
  Öyle inanmaz gözlerle bakma bana Bay O. Aşk şiirleri, aşk mektupları yazıyorsam; aşk şarkıları dinliyorsam da bu aksine hiçbir kanıt oluşturamaz. Yıllarca hepimiz destanlar, kitaplar, efsaneler okuyarak geldik bugünlere. Bu hepimizin aşka inanmasını gerektirir mi bir kere? Mesela, açlıktan kemikleri sayılan ve son bir yiyecek parçası aramakta bulunan bir adama aşkı sorsak, inanıyorum der mi? Ama eminim o da duymuştur bütün bu duyduğum büyük aşk hikayelerini. Onun kadar ciddi bir arayış içerisinde olamamak ve maddeye ihtiyaç duymamak mı gözümde bütün maddiyatı anlamsız, yetersiz kılan? Belki sahip olduğumuz -sadece olduğumuzu sandığımız- şeyler ayağımıza dolanmış bizi okyanusun dibine çeken diğer ucuna kayalar bağlı iplerdir, en çok sahip ya da ait olduğumuzu düşündüğümüzde yanılıyoruzdur. Bu ya…

Anı (Hikayemsi)

Yeniden aile hayatına alışmak zor. Abim geldi yeni İzmir'den. Dönmeyecekmiş daha. O koşullarda yapamayacağına karar vermiş daha fazla. Çalıştığı gemiciler çok pis adamlar oluyormuş, bir de elin yabancıları annen gibi temizlik hastası olur mu sandın sorusu var tabi her gün kendine sorduğu. Aynı dili bile konuşmuyorsun bir kere. Su yok, yemek yok, hastalık tehlikesi var, kültürler farklı çok. Eheh.. Fazla bile dayandı. Mesaj attı akşama doğru. "Uyuma, geliyorum. Kimseye de söyleme, sürpriz olsun." diye. Bizde asma yaprağından ya da beyaz lahanadan yapılmaz sarma, onları da yaparız nadiren ama sevmiyoruz pek, adına da dolma demiyoruz. Dolma, dolmalık biberden olana deniyor memlekette. Anneme belli etmedim hiç mesajı, sonra bir baktım, annem çıkarmış kara lahana yapraklarını haşlamış taze taze. Oğlum sarmayı çok sever, özlemiştir diye söyleniyor hazırlarken. Şaşırdım tabi, sana kim söyledi dedim. Neyi, dedi, durdu. Eh, zeki kadın olunca bir de, anladı tabi. Gerek kalmadı ce…

2018 Kış Okuma Şenliği - Yarışma bahane çünkü okumak şahane!

Kitapsever okuma düşkünleri için fırsat olacak bir etkinlik buu :) Aslında tam evde sıcacık battaniye altında kitap köşesi okumaları yapma zamanı geldiğinden beri, yani bir süredir vardı etkinlik. Ama ben kitap seçimleri yüzünden biraz geç katılabildim. Kitaplarımı sırayla aldığım ve okudukça bir nevi kılıfına/kategorisine uydurduğum için listem uzunca süre askıda kaldı. Yine de çoktan birkaç kitabı okuyup yuttum bile etkinlik haberi alıp listeyi yazdığımdan beri. Bazı üzerinden çook uzun zaman geçmiş olup tekrar okumak istediğim kitaplarımı da listeye ekledim. Hala tamamlamış değilim ama şimdilik bu kadar, okudukça elbette listeyi güncelleyip yeni kitaplarımı da ekleyeceğim. Boş kategoriler için önerileriniz varsa, paylaşırsanız çok mutlu olurum ^_^ Ayrıca benim kadar geç kalmış olmadığınızı ya da çoktan duymuş olduğunuzu düşünsem de belirteyim yine. 28 Şubat'a kadar katılabilirsiniz. Etkinliğin sahibi Nilgün Komar'ın sayfasından daha fazla bilgi edinebilir ve siz de 'yar…