Ana içeriğe atla

Kayıtlar

2018 Kış Okuma Şenliği - Yarışma bahane çünkü okumak şahane!

En son yayınlar

Ne Yapmalı?

Ne yapmalı? Ne yapmalı? Ne yapmalı? Tik. Tak. Tik. Tak. Tik. Tak. Zaman geçiyor hızlıca. Zaman, geçiyor. Ama sen geçmiyorsun aklımdan muhterem yanıt. Belki de bir anlığına uğruyorsun, sonra gidiyorsun yeniden. Ne yapsam yetmiyor, ne sansam sen değilsin. Boş anıma geliyorsun, fark etmiyorum süzülüşünü. Ne büyük kayıp... Oysa bir an, sadece küçücük bir an farkına varsam senin, belki diğer her şey önemini kaybedecek. Belki her şeyden önemli bir eylemi gerçekleştirmeye adım atacağım.

   Ne yapmalı? Bu soruyu sorma cesaretini gösteren biçare! Cevabını bilsen, hemen şimdi sana tüm resmiyeti ile saman kağıdından, mühürlü bir zarfta uzatsalar, yapmaya gücün var mı? Gücün, var mı? Bazen bilmenin, inanmanın cesareti tüm güçsüzlüğü yok eder. Güce sahip olmanın gerekliliği kalmaz çünkü zaten hiçbir zaman 'sahip' olamayacağını fark edersin, kabul edersin. Geçici bir süre seninle kalırlar sadece. Bu seni büyük bir açgözlülüğün yükünden kurtarır, hırslarından, öfkelerinden, beklentilerind…

Ben Kimim?

Ben aşka inanmıyorum Bay O. Aşkın da bana inandığını hiç sanmıyorum. Bu durumda birbirimize inanmadığımız ve birbirimizi düşlemediğimiz takdirde birbirimizin hayatından çıkmamız mümkün mü?
  Öyle inanmaz gözlerle bakma bana Bay O. Aşk şiirleri, aşk mektupları yazıyorsam; aşk şarkıları dinliyorsam da bu aksine hiçbir kanıt oluşturamaz. Yıllarca hepimiz destanlar, kitaplar, efsaneler okuyarak geldik bugünlere. Bu hepimizin aşka inanmasını gerektirir mi bir kere? Mesela, açlıktan kemikleri sayılan ve son bir yiyecek parçası aramakta bulunan bir adama aşkı sorsak, inanıyorum der mi? Ama eminim o da duymuştur bütün bu duyduğum büyük aşk hikayelerini. Onun kadar ciddi bir arayış içerisinde olamamak ve maddeye ihtiyaç duymamak mı gözümde bütün maddiyatı anlamsız, yetersiz kılan? Belki sahip olduğumuz -sadece olduğumuzu sandığımız- şeyler ayağımıza dolanmış bizi okyanusun dibine çeken diğer ucuna kayalar bağlı iplerdir, en çok sahip ya da ait olduğumuzu düşündüğümüzde yanılıyoruzdur. Bu ya…

Mazi

Bugünlerde her şey zor sevgilim Gökte arıyorum, bulunmuyor yerde Ben ne kadar toplasam tam etmiyorum Sen eksik çıkıyorsun her seferinde Yıldızlar, kayıyor, tutamıyorum Fırtınaların korkutur mu sandın? Saatler okunmasa, aynalar görünmese Sokaklar çıkmaz olsa bize, hem, kime ne Aşk ısıtmıyor avuçları, havalar yine..  Yorgunum bu bahar, beni bekleme
Dalgalar ölümüne sessiz, Anılar inadına kayıp Gerçekten bir gün aradın mı Her şeyi kenara bırakıp?
Zaman ve yansımalar kadar en az Terazim bozuk, telafisiz zararım Yüce dağlar karlı, çakır ayaz Bu gece çiçeksiz bir mezarım
Anımsamak altı aydan başlıyor İnsan ulaşamadığını neden taşlıyor Kimin acısı bu, kimi ilgilendirir Her nefret, bir gün sahibine dönecektir Kolay ölümdü, beklediğimden de adi Uzun zaman oldu, o defter tükendi,  Karanlığın soğuk alevleri sönecektir

Ve korkuyorum sormaya, kim bilir Böyle pervasız bir devirde sevgilim Seninle göz göze gelmenin, bedeli nedir?
Bıraktım bütün adları sevgilim, Bıraktım ne varsa tuttuğum, kim varsa Belki s…

Anı (Hikayemsi)

Yeniden aile hayatına alışmak zor. Abim geldi yeni İzmir'den. Dönmeyecekmiş daha. O koşullarda yapamayacağına karar vermiş daha fazla. Çalıştığı gemiciler çok pis adamlar oluyormuş, bir de elin yabancıları annen gibi temizlik hastası olur mu sandın sorusu var tabi her gün kendine sorduğu. Aynı dili bile konuşmuyorsun bir kere. Su yok, yemek yok, hastalık tehlikesi var, kültürler farklı çok. Eheh.. Fazla bile dayandı. Mesaj attı akşama doğru. "Uyuma, geliyorum. Kimseye de söyleme, sürpriz olsun." diye. Bizde asma yaprağından ya da beyaz lahanadan yapılmaz sarma, onları da yaparız nadiren ama sevmiyoruz pek, adına da dolma demiyoruz. Dolma, dolmalık biberden olana deniyor memlekette. Anneme belli etmedim hiç mesajı, sonra bir baktım, annem çıkarmış kara lahana yapraklarını haşlamış taze taze. Oğlum sarmayı çok sever, özlemiştir diye söyleniyor hazırlarken. Şaşırdım tabi, sana kim söyledi dedim. Neyi, dedi, durdu. Eh, zeki kadın olunca bir de, anladı tabi. Gerek kalmadı ce…

Portre Hikayemsi'si

İki tane gözü vardı işte. Upuzun kirpikleri.. Rimel sürsek manken yaparlardı yani. İçinde toz tutan sümükler olan bir burnu, mukus desek daha mı havalı olacak? Ya da şöyle öğrendiğim bilgiler, bölüm yüzünden falan böyle daha bilimsel çaplı bir açıklama mı yapmalıydım? Aman.. Halim yok. Sümük dediğim, hepimizde olan tabaka gibi işte. Yoksa hayatı boyunca sümüklü olmadı hiç. Ben grip olunca sümüklü olurdum eskiden, peçete yetiştiremezdik. O böyle durumlarda bile 'cool'luğunu asla bozmayan ve bozdurmayan biriydi. Hastasın ya sen, az bi çaptan düş, biraz rezil ol, ilgi falan aran.. I-ıh.. Bir insana grip bile yakışıyorsa, daha da bisey aranmaz yani. Çaktırmayın ama tepkilerimi sevip de bisey'ime çok kızardı ya. Ama o 'bir şey' değil ki, bisey. Neyse, konumuz bu değil. Nerede kalmıştık? Heh.. Kulakta sıra. İki tane kulağı vardı. Korkutucu güzellikte dudakları. Bir erkek olarak benden güzel dudaklara sahip olması üzünçlü olmuştu biraz. Tabi bütün bu saydığım özellikle…

Maske

Acı..
Gerçekliğin çöktüğü noktada kavuşulan şöhret.
Yükselmenin ilk koşuludur çünkü düşmek
Uzun zamandır oldu başlayalı,
Kendini kuyunun dibinde sandın,
Yeniden keşfet

Bunu yalnızca yaşayanlar bilir Marini
Her şey ıssız bir gölgeye dönüşür
Zamanın başlangıcında yitirmiş gerçekliğini
Sezdirmeden, bir anda olur bu hem de
Tutunduğun ne kadar acı varsa affet
Bütün göbek bağların kesilir dünya ile
Aptallaşır inandığın bütün dahiler,
Tüm bilgiler karışır bilgisizliğe
Biri de çıkar, nihayet anladın der
Kalmaz başka bir şey geriye

Ağarmayan bakışları altında
                     masmavi bir gökyüzünün
Bir sessizlik koşar adımlarının ardında
İlk ışıklarına varmaya çalışan sabahın
Aynalar başlar kararmaya usulca
Sessizlik susturur, an meselesidir
Kayıp silinmesi bütün yıldızlarının
Galip gelmesi çığlıkların
                       yaprak hışırtısına

Düşecek yukarıya, bir adım daha atsa
Saklamalı korkusunu bulut dumanı
Öyle melul ki sualine bakışları,
Özlemini çektiği dostuna bakarcasına
Bekledi…